Başbakan Erdoğan yeni teşvik ve istihdam paketini açıkladı.
GERİ

YENİ TEŞVİK VE İSTİHDAM PAKETİNİ AÇIKLADI     Detaylı sunu için tıklayınız 

İşte paketin TÜM ayrıntıları:
- "YAKLAŞIK 500 BİN KİŞİYE MESLEKİ UYGULAMALI VE GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ VEYA DOĞRUDAN İSTİHDAM İMKANI OLUŞTURUYORUZ"

- "İŞSİZLERİMİZE TOPLUM YARARINA YAPILACAK İŞLER YOLUYLA 6 AYA KADAR İŞ İMKANI OLUŞTURACAĞIZ, BU ÇERÇEVEDE YAKLAŞIK 120 BİN İŞSİZİN BAŞTA OKULLARIMIZIN VE SAĞLIK KURULUŞLARIMIZIN BAKIM VE ONARIMLARI OLMAK ÜZERE AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLÜ VE ÇEVRE DÜZENLEMESİ GİBİ TOPLUM YARARINA İŞLERDE İSTİHDAMINI HEDEFLİYORUZ"
- "MESLEKİ EĞİTİM KURSLARI VASITASIYLA 200 BİN İŞSİZİMİZE MESLEKİ BECERİLER KAZANDIRIP, MESLEK EDİNME İMKANINI GETİRİYORUZ"
- "10 BİN İŞSİZİMİZE GİRİŞİMCİLİK VE EĞİTİMİ DANIŞMANLIĞI VEREREK, İŞSİZ VATANDAŞLARIMIZA KENDİ İŞİNİ KURMA YOLUNDA DA AYRICA DESTEK OLACAĞIZ"
- "LİSE VE ÜSTÜ EĞİTİM ALDIĞI HALDE İŞSİZ OLAN 100 BİN GENCİMİZİN STAJYER OLARAK İSTİHDAM EDİLMESİNİ SAĞLAYARAK, İŞ TECRÜBESİ OLMAYAN GENÇLERİMİZİN DENEYİM KAZANARAK İŞ BULMALARININ ÖNÜNÜ AÇIYORUZ"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni istihdam paketiyle yaklaşık 500 bin kişiye mesleki uygulamalı ve girişimcilik eğitimi veya doğrudan istihdam imkanı oluşturduklarını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında uzun süredir hazırlıkları yapılan 'istihdam paketini' de açıkladı. Son 2 yılda istihdama yönelik önemli tedbirleri hayata geçirdiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, sosyal güvenlikte işveren priminin 5 puanlık kısmının Hazine tarafından karşılandığını, mevcut istihdama ilave olarak işe alınan gençler ve kadınların işveren primlerinin ilk yıl tamamını olmak üzere 5 yıl boyunca belli oranlarda işsizlik sigortası fonunca karşılanmasını da daha önce
getirdiklerini hatırlattı. Özürlülerin işveren primlerinin de Hazine tarafından ödendiğini, işsizlik ödeneğini de yine yüzde 11 oranında artırdıklarını ve işsiz kalan vatandaşlara ek destek sağladıklarını da anımsatan Başbakan Erdoğan, geçici mali sıkıntı içindeki iş yerlerinin işçilerini çıkarmak yerine istihdama devam etmeleri halinde işçilerin ücretlerinin belirli bir kısmını 6 aya kadar ödemeyi de yine üstlendiklerini söyledi.

Tüm bu tedbirlere ek olarak bugün de, aktif işgücü programlarının güçlendirilmesi çalışmasını uygulama safhasına geçirdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu çalışmayla işsizlerimize toplum yararına yapılacak işler yoluyla 6 aya kadar iş imkanı oluşturacağız. Bu çerçevede yaklaşık 120 bin işsizin başta okullarımızın ve sağlık kuruluşlarımızın bakım ve onarımları olmak üzere ağaçlandırma ve erozyon kontrolü ve çevre düzenlemesi gibi toplum yararına işlerde istihdamını hedefliyoruz. Örneğin, bu yaz mevsimi içerisinde yoğun bir şekilde okullarımızın bakım, onarım, temizlik vs. Bunlarla ilgili çalışmaları yoğun şekilde başlatacağız. İstihdam piyasamızın
önemli bir eksikliği olan vasıflı işgücü ihtiyacının giderilmesini teminen, mesleki eğitim faaliyetlerini genişleterek açılacak kurslar vasıtasıyla 200 bin işsizimize mesleki beceriler kazandırıp, meslek edinme imkanını getiriyoruz. 10 bin işsizimize 'girişimcilik ve eğitimi' danışmanlığı vererek, işsiz vatandaşlarımıza kendi işini kurma yolunda da ayrıca destek olacağız.
Lise ve üstü eğitim aldığı halde işsiz olan 100 bin gencimizin stajyer olarak istihdam edilmesini sağlayarak, iş tecrübesi olmayan gençlerimizin deneyim kazanarak iş bulmalarının önünü açıyoruz. Bu kapsamda özel sektörde staj yapacaklara 6 ay boyunca maddi destek sağlayacağız. 30 Nisan 2009 tarihi itibariyle firmalarımızın yıl sonuna kadar mevcut istihdamlarına ilave olarak işe alacakları personelin sosyal güvenlik primlerini 6 ay boyunca devlet tarafından karşılıyoruz. Başvuru ile buradan yararlanma
sürelerine 6 ay kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu ayrıca yetkili olacaktır. Böylece işsizlerimizin bir an önce işe dönmeleri ve işgücü piyasasına yeni katılanların işe kavuşma imkanlarını artırmış oluyoruz."

"ORTALAMA 2-3 YILDA BİR KRİZLERLE SARSILAN, DENGELERİ ALT ÜST OLAN TÜRKİYE 6.5 YILDIR ÜSTELİK DE ÇOK SAYIDA ULUSAL VE ULUSLARARASI BELİRSİZLİKLER ORTAMINA RAĞMEN SAPASAĞLAM AYAKTA KALMIŞTIR"

- "YATIRIMCILARIN YENİ YATIRIMLARINDAN KAYNAKLANAN FAALİYETLERİYLE İLGİLİ OLARAK ELDE EDECEKLERİ KARDAN YÜZDE 20 YERİNE, BİRİNCİ BÖLGEDE YÜZDE 10, İKİNCİ BÖLGEDE YÜZDE 8, ÜÇÜNCÜ BÖLGEDE YÜZDE 4 VE DÖRDÜNCÜ BÖLGEDE İSE YÜZDE 2 ORANINDA KURUMLAR VERGİSİ ÖDEYECEK"

- "YATIRIM YAPANLAR SAĞLADIKLARI YENİ İSTİHDAM İÇİN SSK İŞVEREN PRİMİNİ BİRİNCİ BÖLGEDE 2 YIL, İKİNCİ BÖLGEDE 3 YIL, ÜÇÜNCÜ BÖLGEDE 5 YIL, DÖRDÜNCÜ BÖLGEDE 7 YIL BOYUNCA ÖDEMEYECEK"

- "ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ BÖLGELERDE YATIRIM YAPANLARIN KULLANDIKLARI TL KREDİ FAİZİNİN ÜÇÜNCÜ BÖLGEDE 3 PUANINI, DÖRDÜNCÜ BÖLGEDE 5 PUANINI HAZİNEMİZ KARŞILAYACAK"

- "TEKSTİL, KONFEKSİYON VE HAZIR GİYİM, DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRLERİNDE 2010 YILI SONUNA KADAR BİRİNCİ VE İKİNCİ BÖLGEDEN ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ BÖLGEYE TAŞINACAK FİRMALARIN EN AZ 50 İSTİHDAM SAĞLAMAK KOŞULUYLA 5 YIL SÜREYLE SSK İŞVEREN PİRİMİ HAZİNE TARAFINDAN KARŞILANACAK, KURUMLAR VERGİSİ YÜZDE 20 YERİNE YÜZDE 5 OLARAK UYGULANACAK VE NAKLİYE MASRAFLARI DA TARAFIMIZDAN KARŞILANACAK"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni teşvik sistemi kapsamında Türkiye'nin 4 bölgeye ayrıldığını belirterek, yeni yatırımlardan elde edilecek kardan yatırımcıların yüzde 20 kurumlar vergisi yerine birinci bölgede yüzde 10, ikinci bölgede yüzde 8, üçüncü bölgede yüzde 4 ve dördüncü bölgede yüzde 2 oranında vergi ödeyeceklerini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, Yeni Başbakanlık Binası'nda ekonomi kurmaylarıyla birlikte yaptığı basın toplantısında, yeni yatırımları teşvik ve istihdam paketini açıkladı. Dünyanın küresel finans kriziyle başlayıp ekonomik krize dönüşen önemli bir süreçten geçtiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu süreçte tüm ülkelerin kendilerine göre tedbirler aldığını söyledi. Gelişmekte olan ülkeler içerisindeki Türkiye'nin de tedbirlerini süratle aldığını ve hazırlıklarını buna göre yaptığını belirten Erdoğan, ülkelerin
ekonomilerinin çarklarını yeniden döndürecek hamleler yapmak zorunda kaldıklarını, bundan sonra da kalacaklarını belirtti. Ekonomi politikaları konusunda küresel işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirten Erdoğan, "Bu işbirliğine yönelik olarak da ortak akıl yürütmeye ve ortak politikalar oluşturmaya en yoğun şekilde ihtiyaç duyulduğu bir dönemden geçtik, geçiyoruz" dedi.

Krizden etkilenen tüm ülkeler arasında mutabakata varılan en temel hususun, 'hükümetlerin destekleyici müdahaleleri olmaksızın dünya ekonomisinin kendi kendine bu krizden çıkamayacağı veya bunun tahammül edilemeyecek kadar uzun bir zaman alacağı' olduğunu belirten Erdoğan, bu nedenle ülkelerin kendi imkanları ile hem Merkez Bankası politikalarıyla hem de kamu maliyesi tedbirleriyle üretimi, istihdamı ve talebi destekleyici politikaları hayata geçirdiklerini söyledi. Başbakan Erdoğan, "Bu yoğun çabaların
sonucunda piyasalarda dalgalanmalar azaldı, beklentiler olumluya dönmeye başladı, üretim ve istihdamdaki daralma hızı yavaşladı. Elbette son birkaç yıl gözlenen yüksek üretim artışlarının yakalanması bir zaman alacaktır. Ancak sürecin olumlu bir yönde seyretmeye başladığı da artık küresel ölçekte ifade edilmeye başlamıştır. Bunu kendi ülkemizde de görmeye başladık" diye konuştu.

IMF'nın son tahminlerine göre hükümetlerin piyasaya verdiği desteklerin olumlu katkısıyla 2009 yılında küresel ekonominin daralma hızının yüzde 1.3 ile sınırlı kalacağını belirten Erdoğan, 2010 yılında 'ılımlı da olsa bir toparlanma' gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü söyledi.

"EKONOMİMİZ DAYANIKLI"

Türkiye ekonomisinin son 6.5 yılda küresel ekonomiye tam entegre olduğunu, belirten Erdoğan, özellikle ihracat ve uluslararası doğrudan yatırımlarda kaydedilen tarihi başarıları ve karşılıklı öz güvenin, Türkiye'nin küresel bir aktör haline gelmeye başladığının göstergeleri olduğunu söyledi. Gelişimi takdirle izlenen Türkiye'nin büyük çapta bir küresel krizden etkilenmemesinin söz konusu olamayacağını da vurgulayan Erdoğan, "Biz hiçbir zaman Türkiye'nin bu krizden etkilenmediği ve etkilenmeyeceği
iddiasında olmadık. Türkiye'nin bu krizden etkileneceğini ancak gerek sağlam yapısı gerek aldığı tedbirlerle mümkün olan en az seviyede etkileneceğini ifade ettik. Hatta bunu 'teğet geçecektir' diye ifade ettik. Nitekim Türkiye eğer geçmiş dönemlerdeki ekonomik yapısıyla bu krize yakalansaydı bunun nasıl olumsuz bir sonuç doğuracağını ekonomiyi yakından takip eden çevreler çok iyi takdir edecektir. 90'lı yıllardaki krizlere bakarsanız, 2000, 2001 krizlerine bakarsanız bunu çok daha açık ve net
görürsünüz. Mukayesesi ortadadır" dedi.

Hükümetleri döneminde gerçekleştirdikleri reformlar ve uyguladıkları politikalarla ekonominin daha dayanıklı bir yapıyı kavuştuğunu belirten Erdoğan, "Ancak şuraya da dikkatinizi çekmek isterim, diğer ülkelerde finans sektöründe iflaslar, banka kurtarmaları ve sektörel finansal destekler gündemi meşgul ederken ülkemizde bankacılık sektöründe ciddi bir sıkıntı yaşanmamış hatta geçmişle mukayese edildiğinde çok ciddi karların, kazançların olduğu da ortaya çıkmıştır" şeklinde konuştu.
Erdoğan, mali disiplinin kararlılıkla sürdürüleceğini ve sürdürülmekte olduğunu belirterek, böylelikle kamunun borç yükünü azaltıldığını böylece finansal kaynakların daraldığı bu ortamda piyasalardaki baskının hafiflediğini de anlattı.

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

Başbakan Erdoğan, Yeni teşvik sistemi çalışması olarak adlandırdıkları bu sistemde amaçlarının, bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak, rekabet gücünü artıracak, teknoloji ve Ar-Ge içeriği yüksek büyük ölçekli yatırımlara destek olmak, sektörel kümelenmeyi desteklemek ve desteklenecek yatırım konularında ekonomik ölçek kriterlerini öne çıkarmak olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, kullanacakları teşvik araçlarını da, bölgelere ve proje büyüklüklerine göre farklı uygulanmak kaydıyla; 'kurumlar veya
gelirler vergisi, SSK primi işveren hissesinin belirli bir süre Hazine tarafından karşılanması, az gelişmiş bölgelerde yatırımlar için kullanılacak faizin bir bölümünün desteklenmesi, yatırım yeri tahsisi, makine teçhizat alımlarında KDV istisnası ve gümrük vergisi istisnası' olarak sıraladı. Büyük proje yatırımları için 12 sektör belirlediklerini kaydeden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Dış ticaret açığının yoğun olduğu kimyasal madde ve ürünleri imalatı ile rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı sektöründeki büyük yatırımları destekleyeceğiz. Ülkemizin enerji koridoru olması ve bu çerçevede yüksek yatırım gereksinimi olan transit boru hattı ile taşımacılık hizmetleri de büyük proje kapsamında teşvik edilecek. Motorlu kara taşıtları imalatı ülkemizin uluslararası rekabette önemli sektörüdür. Özellikle yeni modellerin imal edilmesi ve bölgedeki iddialı konumunu sürdürmesi amacıyla bu
sektörde en az 250 milyon TL tutarındaki yatırım projelerini büyük proje kapsamında destekleyeceğiz. Son yıllarda ulaştırma alt yapısında önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu kapsamda demiryolu taşımacılığı ve liman hizmet yatırımlarına özel önem veriyoruz. Hızlı tren ile başta İstanbul olmak üzere bir çok ilimizde metro ve hafif raylı sistem yatırımlarımız sürüyor. Bu amaçla lokomotif ve vagon imalatını ve liman hizmet yatırımlarını destekleyecek büyük yatırım projeleri bu kapsama dahil olacak. Elektronik
sanayi, ülkemizin nitelikli iş gücü ve deneyimiyle iddialı sektörler arasındadır. Bu sektörde katma değeri yüksek ürünlerin imalatı için geliştirilecek büyük proje yatırımlarını teşvik edeceğiz. Sağlık sektörü ülkemizde giderek gelişen ve büyük potansiyeli olan sektör. Bu sektörde dışa bağımlılığımızı azaltmak ve bölgemizde bir üretim merkezi oluşturmak amacıyla ilaç ve tıbbi ürünler yatırımlarını da destekleyeceğiz. Ülkemizde alt yapısı mevcut olan ve yüksek teknoloji gerektiren hava araçları imalatıyla
birlikte belirli büyüklükteki makine imalatı yatırımlarını büyük proje yatırımları kapsamında teşvik edeceğiz. Yapısı itibariyle yüksek teknoloji ve sermaye gerektiren ve ülkemizin bu sektördeki potansiyelini harekete geçirecek madencilik sektöründeki yatırımları da büyük proje yatırımları kapsamına dahil edeceğiz."

4 TEŞVİK BÖLGESİ

Türkiye'yi sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyine göre 4 bölgeye ayırdıklarını belirten Erdoğan, "Ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu illerinin yer aldığı üçüncü ve dördüncü bölgelerde tarım ve tarıma dayalı imalat sanayi, konfeksiyon, deri, plastik, kauçuk, metal eşya gibi emek yoğun sektörler teşvik edilecek. Bu bölgelerde turizm, eğitim, sağlık yatırımları da desteklenecek. İkinci bölgede nispeten teknoloji yoğun sektörler desteklenecek. Ağırlıklı olarak makine imalat, akıllı-çok fonksiyonlu tekstil,
metalik olmayan mineral ürünler, kağıt, gıda ve içecek imalatı sektörleri teşvik edilecek. Birinci bölgede ağırlıklı olarak motorlu kara taşıtları ve yan sanayi, elektronik, ilaç, makine imalat ve tıbbi hassas ve optik alet yatırımları gibi yüksek teknoloji gerektiren yatırımlar desteklenecek. Büyük yatırım ve bölgelerde belirlenen sektörler kapsamına girmeyen yatırımlar, genel teşvik sistemi kapsamında KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti ile desteklenecektir" dedi.
Erdoğan, bu teşvik sistemiyle 81 ilin tamamının az ya da çok bu teşvik sisteminden istifade edeceğini kaydetti. Yatırımlara ne kadar katkı verecekleri hakkında da bilgi veren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yatırımcılarımız yeni yatırımlarından kaynaklanan faaliyetleriyle ilgili olarak elde edecekleri kardan yüzde 20 yerine, burası çok önemli; birinci bölgede yüzde 10, ikinci bölgede yüzde 8, üçüncü bölgede yüzde 4 ve dördüncü bölgede ise yüzde 2 oranında kurumlar vergisi ödeyecektir. İndirimli kurumlar vergisi oranlarından yararlanma süresi, bölgelere ve yatırım büyüklüğüne göre değişecektir. Az gelişmiş bölgelere yatırım yapanlar, daha uzun süreyle bu imkandan faydalanacaktır. Yatırım yapanlar
sağladıkları yeni istihdam için SSK işveren primini birinci bölgede iki yıl, ikinci bölgede üç yıl, üçüncü bölgede beş yıl, dördüncü bölgede 7 yıl boyunca ödemeyecektir. Üçüncü ve dördüncü bölgelerde yatırım yapanların kullandıkları TL kredi faizinin üçüncü bölgede 3 puanını, dördüncü bölgede 5 puanını Hazinemiz karşılayacaktır. Bu oranlar döviz cinsi krediler için sırasıyla 1 ve 2 puan olarak belirlendi. Kredi faiz desteğinin üst limitleri, AR-GE ve çevre yatırımları için 300 bin lira, diğer yatırımlarda
ise 500 bin lira olacaktır. Büyük proje yatırımları ile bölgesel ve sektörel bazda belirlenmiş yatırımlar, yatırım yeri tahsisi desteğinden de faydalanacaktır. Bölgesel farklılıkları gidermek üçüncü ve dördüncü bölgelerde istihdamı artırmak amacıyla tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörlerinde birinci ve ikinci bölgelerde üretim yapan girişimcilerimize yeni bir fırsat sunuyoruz. Bu kapsamda 2010 yılı sonuna kadar birinci ve ikinci bölgeden üçüncü ve dördüncü bölgeye taşınacak
firmaların en az 50 istihdam sağlamak koşuluyla 5 yıl süreyle SSK işveren pirimi Hazine tarafından karşılanacak, bu firmalara kurumlar vergisi yüzde 20 yerine yüzde 5 olarak uygulanacak ve nakliye masrafları da tarafımızdan karşılanacaktır."

Bu teşvik paketini, kriz ortamını fırsata çevirmek ve rekabet gücüm yaüzü artırmak amacıyla yürürlüğe koyduklarını belirten Erdoğan, bu sistemden faydalanacak yatırımların en kısa sürede hayata geçirilmesini hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, "Bu çerçevede yeni yatırım teşvik sisteminden sadece 2010 yılı sonuna kadar başlanmış olan yatırımların faydalanacağını önemle vurgulamak istiyorum. Süre 2010. Oraya kadar bunun başlamış olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

16.09.2019
Copyright © www.tsiad.org.tr.tr ® 2019.
MAKSIFEDtürkonfed